İran Dışişleri Bakanı Seyyid Abbas Erakçi, Financial Times gazetesinde yayımlanan makalesinde, İran'ın arabulucular aracılığıyla ABD'ye, savaşın sona erdirilmesi, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve nihai bir anlaşmaya yönelik müzakerelerin yeniden başlatılması için atılması gereken adımları içeren “7 günlük bir teklif” sunduğunu açıkladı.
Erakçi, geçen ay düzenlenen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu marjında çeşitli ülkelerin dışişleri bakanlarıyla yaptığı görüşmelere atıfta bulunarak, görüşmelerde farklı konuların ele alınmasına rağmen ortak bir mesajın iletildiğini belirtti: İran, ABD ile adil ve onurlu bir anlaşma istiyor.
Böyle bir anlaşmaya varılabilmesi için Beyaz Saray'ın, İran'a yönelik saldırganlık eylemlerini kalıcı olarak sona erdirme konusunda gerçek bir ciddiyet ve kararlılık göstermesi gerektiğini kaydetti.
Erakçi, İran'ın anlaşmazlığa barışçıl ve onurlu bir çözüm bulma yolunu kararlılıkla sürdürürken, kendisini savunmaya da tam olarak hazır olduğunu vurguladı.
ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'ın direnci ve dayanıklılığına ilişkin temelden hatalı varsayımlarla savaşa girdiğini belirten Erakçi'ye göre Trump, İran Silahlı Kuvvetleri’nin ülkeyi savunma kabiliyetine sahip olmadığı yönündeki yanlış bilgileri almaya devam ediyor. Erakçi, bu değerlendirmenin mevcut kanıtlarla çeliştiğini ifade etti.
İran Silahlı Kuvvetleri’nin 2025'ten bu yana Siyonist İsrail ve ABD'nin ülkeye yönelik askeri eylemlerinden değerli dersler çıkardığını ekledi.
Erakçi, İran'ın ABD yönetiminin barış yönündeki açıklamalarına kesinlikle hiçbir güveni olmadığını belirtti.
Tahran'ın tutumunu açıklamak için Haziran 2025 ve Şubat 2026'daki askeri saldırılara işaret eden Erakçi, bu saldırıların müzakereler aktif şekilde sürerken gerçekleştiğini söyledi.
Erakçi, İran'a bu yıl haziran ayında, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile Trump arasında bir anlaşmanın imzalanmasından kısa süre sonra üçüncü kez saldırı düzenlendiğini de aktardı.
İran'ın ABD Başkanı'na nasıl yeniden güvenebileceğini sorgulayan Erakçi, Beyaz Saray'ın ne ileriye dönük bir mutabakata varma isteği ne de daha fazla güç kullanma tehditlerinden vazgeçme niyeti gösterdiği mevcut koşullarda ilerleme beklemek için çok az neden bulunduğunu ifade etti.
Bakan Erakçi, bölge genelinde son dönemde yaşanan tırmanmanın, çatışmanın ne kadar hızlı yayılabileceğini ve sonuçlarının ne kadar geniş kapsamlı olabileceğini gösterdiğini, bunun uluslararası barış ve güvenlik için ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti.
Erakçi bu koşullara rağmen, profesyonel bir diplomat olarak sorumluluğunun, başarı ihtimali sınırlı olsa bile diplomasiye bir şans vermek için mümkün olan her çabayı göstermek olduğunu söyledi.
İran Dışişleri Bakanı, arabulucular aracılığıyla son BM Genel Kurulu oturumu marjında Washington'a “7 günlük bir teklif” sunduğunu hatırlattı. Plan, savaşın sona erdirilmesi ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için her iki tarafın atması gereken adımları ortaya koyuyor.
Erakçi, teklifin ABD'den daha önce kabul etmediği herhangi bir adım atmasını gerektirmediğini vurguladı.
Öngörülen takvime göre Hürmüz Boğazı “altıncı gün” açılacak, nihai anlaşmaya yönelik müzakereler ise “yedinci gün” yeniden başlayacak. Erakçi, planın uygulanmasının bölge genelinde normal yaşamı kademeli olarak yeniden tesis edebileceğini söyledi.
Erakçi ayrıca savaşın ABD için ekonomik sonuçlarına değinerek, Beyaz Saray'ın sıradan Amerikalıların üstlendiği artan maliyetleri kabul etmeyi reddettiğini belirtti.
Kredi derecelendirme kuruluşu Moody's'in tahminine atıfta bulunan Erakçi, ABD'nin İran'a yönelik askeri eyleminin yalnızca bu yıl içinde Amerikalı tüketicilere yaklaşık 265 milyar dolara mal olduğunu, bunun hane başına yaklaşık 2 bin dolara denk geldiğini yazdı.
Bakan, enerji fiyatlarındaki keskin artışın bu tutarın yaklaşık yarısını oluşturduğunu, tahminin küresel ekonomiye verilen çok daha büyük zararı kapsamadığını belirtti.
Erakçi, bölge genelindeki çok sayıda ABD askeri üssünde meydana gelen hasarın ve önemli miktarda askeri teçhizatın kaybının, savaşın ABD çıkarları açısından sonuçlarını daha da ortaya koyduğunu ekledi.
İran'ın coğrafi konumuna işaret eden Erakçi, ülkenin konumu nedeniyle Hürmüz Boğazı'ndan geçen deniz trafiği üzerinde her zaman önemli bir etki gücüne sahip olacağını söyledi.
Abbas Erakçi, krizden çıkış yolunun hâlâ mümkün olduğunu, ancak bunun ABD yönetiminin askeri seçeneklerin artık etkili olmadığını samimi şekilde kabul etmesini gerektirdiğini kaydetti.
Yaklaşık sekiz aydır süren savaşa atıfta bulunan Erakçi, Washington'un İran'a yönelik saldırıları için kamuoyuna açıkladığı hedeflerden hiçbirine ulaşılamadığını ifade etti.
Sonuç bölümünde Erakçi, Hürmüz Boğazı çevresinde veya bölgenin başka bir yerinde yaşanacak her türlü tırmanmanın sivil yaşamı, bölge ülkelerinin güvenliği ve refahını ve küresel ekonomiyi ciddi şekilde tehdit edeceği uyarısını yineledi.
ABD'nin bir kez daha diplomasi yerine askeri eylemi seçmesi halinde sonucun çok daha büyük bir stratejik yenilgi olacağı uyarısında bulundu.
İran'ın uzun ve gururlu tarihine vurgu yapan Erakçi, ülkenin hiçbir güce boyun eğmeyeceğini söyledi. Tahran'ın, Washington'un çatışmayı kalıcı olarak sona erdirmeye yönelik adil ve onurlu bir çözüm arayışında gerçekten istekli olduğuna dair açık kanıt görmesi halinde diplomasiye bir şans daha vermeye hazır olduğunu ekledi.
Erakçi, sözlerini, Trump'ın savaşın başında İran'a ilişkin yaptığı hatalı hesaplamaların tekrarlanmasının mevcut koşullarda çok daha acı sonuçlara yol açacağı değerlendirmesiyle tamamladı.
yorumunuz